RÖPORTAJ & BAŞARI HİKAYELERİ

Şeyma Barlas Gonca; Raylı Sistem Sektöründe Yaptığımız Çalışmalar

1-sanayi-gn-seymabarlasgonca

Haber Tarihi: 17.09.2020

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı / Sanayi Genel Müdürlüğü Olarak Raylı Sistem Sektöründe Yaptığımız Çalışmalar

Raylı sistem araçları güvenli ve konforlu bir yolculuk imkânı sağlaması ve yük taşımacılığında ekonomik, verimli ve çevre odaklı fırsatlar sunması nedeniyle hem kent içi hem de şehirlerarası ulaşımda yaygın olarak tercih edilmektedir. Bu nedenle küresel ölçekte raylı sistem araçlarına yapılan yatırımlar hızla artmaktadır. Ülkemizde de demiryolu ve kent içi ulaşım sektörlerinde artan kamu yatırımlarına paralel olarak önemli ölçüde raylı sistem araç ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Önümüzdeki dönem yapılacak yatırımlar göz önünde bulundurulduğunda kaynaklarımızın yurtdışına çıkışının önüne geçilmesi, raylı sistemler sanayiinin gelişimi ve daha sonraki aşamalarda üretilen araçların ihracat imkanının sağlanması önem arz etmektedir.

Raylı sistemler sektörünün doğrudan ve dolaylı olarak makina, elektrik, ağaç ürünleri, inşaat gibi birçok sektörle ilişki içerisindedir.  Dünya genelinde altyapı, sinyalizasyon, araç üretiminin toplamı olarak ele alınmaktadır. Avrupa Birliği, ve UNIFE (European Rail Industry Association) ise demiryolu tedarik imalatçıları diye sektörü tanımlamaktadır. Bunlar arasında, demiryolu araçları üreticileri, sinyalizasyon yapan firmalar, alt yapı firmaları ve hizmet sektörü birlikte yer almaktadır.

Bakanlığımız raylı sistemler sektörü tanımını ise  Nace Kod 30. Diğer ulaşım araçlarının imalatının altındaki “30.20 - Demir yolu lokomotifleri ve vagonlarının imalatı” oluşturmaktadır. Bu da altyapı hizmetlerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yerine getirilmesi, sinyalizasyon faaliyetlerinin de henüz ülkemizde tam olarak gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Araç üretimi ise doğrudan imalat sanayinin bir alt kolu olup, Bakanlığımız sorumluluğunda bulunmaktadır.

Ülkemizde raylı sistem araçlarında yerli üretimin geliştirilmesine ilişkin önemli çabalar bulunmasına rağmen bu konuda koordinasyon görevi üstlenerek üretim ve talep planlaması yapabilecek yetkiye sahip bir yapı bulunmamaktadır. Raylı sistem araçlarının temininde belediyeler ile kurum ve kuruluşların birbirinden bağımsız hareket ederek araç temin ettikleri dikkat çekmektedir.

Raylı sistem araçları ihtiyacının karşılanmasında yerli tasarım ve üretim olanaklarının artırılabilmesi amacıyla ölçek ekonomisinden faydalanılması, yerli üretime ilişkin stratejik vizyon geliştirilmesi, mevzuat altyapısının oluşturulması ile zorunlu alımların temin edilmesi, ilgili kuruluşlar arasında eşgüdümün sağlanması yönündeki ihtiyaç devam etmektedir.

Ülkemizin raylı sistemler alanındaki söz konusu ihtiyaçlarına yönelik, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü olarak raylı sitemler sanayisine ilişkin kurumsal yapılanmamız Kasım 2017 tarihinde Ulaşım Araçları Daire Başkanlığına bağlı Raylı Sistemler Sanayi Şubesinin kurulması ile başlamıştır. Sektör doğrudan ve daha yakından takip edilmiştir.  Güncel durumda, yeni yapılanmamızın tamamlanması ile Sanayi Genel Müdürlüğü-Metal Sanayi Dairesinde çalışmalar devam etmektedir.

İlk olarak firma ziyaretleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluş ziyaretleri planlanmış ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile koordineli çalışılarak araç envanteri ortaya çıkarılmıştır. Söz konusu çalışma ile bugüne kadar tamamlanan projelerde kullanılan araçların yurtdışı merkezli firmalardan tedarik edildiği yalnızca metro ve tramvay araçları dikkate alındığında, son 30 yılda ülkemizde 12 ayrı firmadan 26 farklı araç tipinde 2.866 araç ithal edildiği, pazarımızın yabancı firmalara çok açık hale getirildiği görülmüştür. Oysa ki dünya raylı sistemler pazarı incelendiğinde birçok ülkenin söz sahibi bir firmasının olduğu görülmektedir.

Diğer taraftan ülkemizde planlanan yatırımlar ile pazar talebimizin canlı olması yerli üretimimizin geliştirilmesi açısından büyük rol oynamaktadır. Bu sebeple, belediyeler ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından ileriye dönük ihtiyaçlar talep edilerek bir ihtiyaç öngörümüz oluşturulmuştur. Kısa ve orta vadede kent içinde alınması planlanan raylı sistem araçları yatırım tutarının 4,7-6,4 milyar Avro, ulusal ağda ise 4,5-15 Milyar Avro civarında olacağı tahmin edilmektedir. Bu büyüklükte bir alımın 30 yıllık bakımı ve yedek parçaları da hesaba katıldığında toplam maliyetin 38-40 milyar Avro düzeyinde olacağı değerlendirilmektedir. Orta ve uzun vadede raylı sistem araçlarına yapılacak söz konusu yatırımlar ülkemizde yerli ve milli raylı sistem araç sanayisinin gelişmesi ve teknolojisinin kazanılması için büyük bir fırsat ve imkan oluşturmaktadır. Katkı sağlayacağı diğer sektörler açısından kaldıraç etkisi oluşturabilecek büyüklüktedir. Bu fırsatın değerlendirilmesi büyük önem arz etmekte, kaçırılması halinde Türkiye’de raylı sistem ve araçları sanayisinin geliştirilmesi imkanı ortadan kalkacaktır.

Sektördeki araç üreticileri bakımından üretimi incelersek, standartları belli olsa da üretilen her araç talebe göre oluşturulmaktadır. Çünkü her aracın taşıyacağı yolcu sayısı, yolun karakteristiği aracın koltuk sayısı, uzunluk, maksimum hız gibi özelliklerini değiştirmektedir. Bu durum, ihaleye özel ürün üretme, uzun süreler gerektirmekte ve ihtiyaç planlamasını ön plana çıkarmaktadır.

İlerleyen süreçte sektörün yapısı, kabiliyet ve yetenekleri de ortaya koyularak bir çalışma hazırlanmıştır. Raylı sistemler sektörünün tamamı orta yüksek teknoloji ürün grubunda yer almaktadır. Sektörün %68’i KOBİ üstü, %20’si orta büyüklükteki işletmelerden oluşmaktadır. (GBS verileri, 2020)

Dünyada raylı sistemlerdeki ana üreticiler, tramvaydan yüksek hızlı trene kadar, alt sistem bazında tren kontrol sisteminden sinyalizasyona kadar üretim ve mühendislik hizmeti verebilmektedir. Ancak ülkemizdeki üreticiler kritik bileşenlerde yurtdışına bağımlı olup, yüksek hızlı tren dışında raylı sistem araçlarında, belirli oranda yerli üretim kabiliyetine sahiptir.

Ülkemizde farklı nitelikte raylı sistem aracı üreten firmalar çoğunlukla yabancı firmaların lisanslarıyla araç üretmektedir. Bu kapsamda ülkemizde raylı sistem araçlarının yerli üretiminde önemli bir kapasite oluşmuş olmakla birlikte söz konusu üretim kabiliyetlerinin tasarım, araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile desteklenmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan yerli üreticimizin küresel ölçekli firmalarla rekabet şartları her geçen zorlaşmaktadır. Dünyada özellikle Çin’in piyasaya girmesinden sonra rekabet şartları zorlaşan sektörde satın almalar ve birleşmeler dikkat çekmektedir. Söz konusu firmalar hafif raylı sistem araçlarından yüksek hızlı trene, alt sistem bazındaki katma değeri yüksek ürünlere kadar her türlü ürünü yapabilen ürün çeşitliliği olan ve teknolojiyi elinde tutan firmalardır.

Raylı sistem sektörü tedarik zincirinin en üstünde sistem entegrasyonunu yapan, gövde montajını gerçekleştiren tasarım yapan 9 ana üretici bulunmaktadır. Bu firmaların altında alt sistem bazında (alüminyum doğramaları, camları, kablolar, aydınlatma elemanları, yardımcı güç üniteleri vb gibi)  üretim yapan firmalar bulunmaktadır. Ancak raylı sistem aracının CER sistemi, tren kontrol sistemi (TCMS) ve fren gibi kritik bileşenlerinde tasarım ve üreten yapan ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet edecek bir firma bulunmamaktadır.

 Metro, yüksek hızlı tren gibi daha yüksek teknoloji isteyen ürünlerin üretimi ve tasarımı henüz ülkemizde yapılamamaktadır. Ancak yıllar içinde ihalelere konan yerlilik şartı ve yurtiçi firmalardan yapılan satın almalar ile yerli firmalar tasarım ve ürettikleri ürün açısından kendilerini geliştirmiş, kullandıkları birçok ara ürünü de yerlileştirmişlerdir.

İlerleyen süreçte, kalkınma planları, yıllık programlar ve stratejilerdeki ilke, hedef ve politikalar doğrultusunda raylı sistemler sanayi politikasının belirlenmesi, sektörün sorunlarının tespit edilerek çözüm yollarının geliştirilmesi amacıyla 03/04/2019 tarihli Resmi Gazete’de Raylı Sistemler Sanayi Teknik Komitesinin Oluşumu ve Görevlerine Dair Tebliğ yayımlanarak Raylı Sistemler Sanayi Teknik Komitesi (RAY-TEK) kurulmuştur. RAY-TEK bünyesinde çeşitli çalışma grupları oluşturulmak suretiyle sektörün çözüm bekleyen sorunları giderilmeye, Kalkınma Planı ve Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programlarında Bakanlığımıza ve diğer kamu kurumlarına verilen tedbirlerin gerçekleştirilmesine dönük çalışmalar sürdürülmektedir.

2020 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ise kalkınma planında öngörülen politika ve tedbirlerin gerçekleştirilmesine dönük yürütülecek faaliyet ve projeler ile bunlardan sorumlu ve işbirliği yapılacak kuruluşları belirlemiştir. Bu kapsamda belirlenen 11 politika ve tedbirden 5’inin sorumluluğu Bakanlığımız Sanayi Genel Müdürlüğüne verilmiş olup bunları gerçekleştirmek üzere yürütülmesi gereken 9 farklı faaliyet ve proje bulunmaktadır. Bu faaliyet ve projelerin gerçekleştirilmesine dönük olarak RAY-TEK bünyesinde oluşturulan çalışma grupları ve Sanayi İşbirliği Projeleri (SİP) mevzuatı çerçevesinde sürdürülmekte olup, 2020 yılının ikinci yarısında da çalışmalara devam edilmektedir.

Dünyada yerli katkı uygulayan ülkelerin sayısı hızla artmakta ve ihale açan ülkeler yatırımların kendi ülkelerinde yapılmasını istemektedir. Örneğin Çin, ABD, Güney Afrika,  Polonya gibi AB ülkeleri ihalelerde yerli katkı ve ülkelerinde yatırım şartı getirmektedir.

Türkiye 2012 yılından bu yana raylı sistem araç alım ihalelerinde en az % 51 yerli katkı şartı getirmiş olup bu oranın devlet politikası ile önümüzdeki yıllarda % 80 yerli katkı oranına artırılması ve nihayetinde ülkemizde kabiliyeti yüksek milli bir marka üretilmesi hedeflenmektedir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 3. Maddesinin (u) bendi kapsamında “yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferini sağlamaya yönelik sanayi iş birliği uygulamalarını içeren mal ve hizmet alımları ile yapım işleri” istisna kapsamına alımmış ve Bakanlığımız tarafından ikincil mevzuat (SİP: Sanayi İşbirliği Projesi) hazırlanmıştır. Bu çerçevede, istekli belediyelerin raylı sitemlere ilişkin yapılan SİP başvuruları ile raylı sitemler sanayinin yerli, yenilikçi ürünler geliştirmesi ve teknoloji transferi yapmasına olanak veren ihale çalışmaları Genel Müdürlüğümüzce yürütülmektedir.  

Diğer taraftan, orta-yüksek teknoloji seviyesindeki sektörler arasında bulunan raylı sistemler sektörü On Birinci Kalkınma Planında odak sektörlerden biri olarak belirlenmiştir. Bu sektörlerde, cari açığın fazla olduğu, Ar-Ge yoğunluklu, gelişen talep eğilimine sahip, katma değeri yüksek öncelikli ürünlerin yerli imkânlarla üretiminin sağlanması hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda, öncelikli ürünlere yönelik yatırımların, Ar-Ge aşamasından işletme dönemine kadar uçtan uca bir mekanizma ile destekleneceği ve 2019 yılında Bakanlığımızca hazırlanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin 5 ana bileşeninden biri olan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı hayata geçirilmiştir.  Program kapsamında Bakanlığımızın iki genel müdürlüğü Sanayi Genel Müdürlüğü ve Milli Teknoloji Hamlesi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, yerlileştirilecek raylı sitemler sanayi ürünleri belirlenecek ve akabinde sektör destek mekanizmalarından yararlandırılacaktır.

Önümüzdeki dönemde, raylı sistemler sektörünün sorun ve taleplerini alarak çözüm ortaya koymak, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini destekleyerek yerli raylı sistem araçlarının tasarımdan itibaren kendi imkan ve kabiliyetlerimizle üretimini sağlamak üzere çalışmalarımız devam edecektir.

 

Şeyma BARLAS GONCA

Sanayi ve Teknoloji Uzmanı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı/Sanayi Genel Müdürlüğü

 

 


Tüm RÖPORTAJ & BAŞARI HİKAYELERİ haberleri için tıklayınız.
Top