MAKALELER

Türkiye'de Raylı Ulaşım Sistemlerinin Gelişimi ve ARUS

ilhamipektas_s14_sayfa52

Haber Tarihi: 23.01.2017

Türkiye'de Raylı Ulaşım Sistemlerinin Gelişimi ve ARUS 

Osmanlı imparatorluğunun son dönemlerinden itibaren demiryolu, ülkenin iç ve kıyı kesimleri arasında bağlantının sağlanmasında kullanılan en önemli ulaşım sistemini oluşturmaktaydı. Bu dönemde demiryoluna dayandırılan ulaşım politikası doğrultusunda karayolu yapımı genellikle demiryolunu tamamlayan bir unsur olarak görülmüş ve yatırım imkanları demiryollarına aktarılmıştır. Demiryollarına en çok yatırım Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk zamanında yapıldı. Ancak 1950 yılından sonra, demiryollarına verilen önem azaldı, Marshall yardımlarıyla karayolu yapımına hız verildi. Bu dönemde uygulanan karayolu ağırlıklı ulaşım politikaları sonucunda karayolları, ulaşım sistemleri arasında ilk sıraya yerleşti. Karayolu ulaşımının ön plana çıkmasıyla sonraki yıllarda motorlu araç sayısı daha da artarak tamamen dışa bağımlı gelişen bir otomotiv sanayi kuruldu. 

1950 yılından 2003 yılına kadar ihmal edilen demiryolu ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri son 15 yıl içinde, değişen hükümet ve yeni devlet politikamızla birlikte, demiryollarında dev projeler hayata geçirilerek büyük yatırımlar yapılmaya başlanmıştır. Günümüzde 2023 yılı hedefleri doğrultusunda, 10 bin kilometrelik yüksek hızlı tren, 4000 km yeni konvensiyonel tren hattı, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmaları büyük bir hızla devam etmektedir. 2023 yılında hızlı tren hatları ile birlikte toplam 26.000 km, 2035 yılında ise toplam 30.000 km demiryolu hedeflerine ulaşılması amaçlanmıştır. Demiryollarında yürütülen yenileme ve sinyalizasyon çalışmaları yanı sıra TCDD bünyesinde açılan ve hali hazırda yapımı devam eden lojistik merkez yatırımları, Bakü-Kars-Tiflis demiryolu projesi, Viking Projesi, İpek Rüzgarı Blok Tren Projesi, Marmaray Projesi, BALO projesi, Türkiye-Rusya Tren Feri Hattı, Liman Bağlantılı Demiryolu Taşımalarının Artırılması, Pakistan-İran-Türkiye Demiryolu Hattı vb. gibi sayısını artırabileceğimiz diğer projeler ile Türkiye’de demiryolu taşımacılığının toplam taşımadaki payını artıracak çalışmalar bütün hızıyla devam etmektedir. Son yıllarda yapılan yaklaşık 30 milyar TL civarındaki yatırımlarla demiryolu sektörü, gerek özel sektör gerekse yabancı firmaların ilgisini çekmiş, demiryollarının yeniden yapılanmasına gereksinme duyulmuştur. Bu amaçla TCDD’nin serbestleştirilmesini öngören kanun 24 Nisan 2013 tarihinde meclisten geçmiş, böylece TCDD’nin yeniden yapılanmasının ve sektörde büyük değişikliklerin önü açılmıştır. Demiryollarında serbestleşme olarak nitelendirebileceğimiz bu süreç, Türkiye’nin 2023 ve 2035 hedefleri için çok stratejik önem taşımaktadır; rekabet, demiryollarının daha da gelişmesini sağlayacaktır. 

Tüm bu hedefler ve planlar doğrultusunda 2023 yılında demiryolu taşımacılık payının; yolcuda yüzde 10 ve yükte ise yüzde 15’ e çıkarılmasının hedeflendiği Türkiye’de, 2035 yılında bu oranların yolcu taşımacılığında yüzde 15, yük taşımacılığında ise yüzde 20’ye çıkarılması planlanıyor. Tüm bunların yanı sıra demiryolu ağının diğer toplu ulaşım sistemleri, lojistik merkezleri ile entegrasyonunu sağlayacak şekilde akıllı ulaşım altyapıları ve çözüm sistemleri ile donatılması hedeflenmiş ve akıllı ulaşım sistemlerine büyük önem verilmiştir. 

Demiryollarındaki bu gelişmelere ek olarak, büyükşehir belediyelerinin de 1990’lı yıllardan başlayarak şehir içi raylı sistem yolcu taşımacılığına yönelmesi sonucunda, ülkemizde demiryolu sektöründe kamu ve özel sektör yatırımları giderek daha da artmıştır. Özellikle İstanbul’da 2004 öncesinde yaklaşık 45 km olan raylı sistem ağı, önümüzdeki yıl 150 km’ ye, 2019 yılına kadar 441 kilometreye ulaşarak sistemin ana omurgasını teşkil edecektir. Halen inşası devam eden ve planlanan yeni metro hatları, Marmaray Projesi, 3 katlı (karayolu-demiryolu) boğaz tüp tüneli, 3. boğaz köprüsü projeleri ile birlikte 2023 yılında tamamlanması hedeflenen hat uzunluğu 700 kilometrenin üzerine çıkacaktır. 

Tüm bu yatırımlar yapılırken bir yandan da yerli ve milli marka raylı ulaşım sistemlerinin ülkemizde sanayicilerimiz tarafından üretilmesi için büyük çabalar sarf edilmektedir. Özellikle ARUS tüm yönetim kadrosu ve üyeleri ile tamamen milli üretime odaklanmıştır.  ARUS’un yaptığı yoğun çalışmalar meyvelerini vermeye başlamış ve 2012 yılından günümüze Yerli malı tebliği, Sanayi İşbirliği programı ve milli marka üretimi devlet politikası ile Durmazlar ve Bozankaya gibi firmalarımız 224 adet yerli ve milli marka araç üretimi ihalesi kazanmıştır. İstanbul ve Ankara belediyelerinin yaptığı son metro aracı ihalelerinde yerlilik oranı % 50 ve % 51 olarak verilmiştir. Bundan sonra yapılacak tüm raylı ulaşım sistemleri; Milli hızlı tren, Milli yolcu ve Milli yük treni, DMU ve EMU lokomotif, Metro, Tramvay ve LRT ihalelerinde  Milli marka araç üretimi hedeflenmiştir. 

ARUS sanayicilerinin kısa sürede gerçekleştirdikleri olağanüstü başarı, 2023 yılına kadar yapacaklarının da teminatıdır.

Dr. İlhami Pektaş

ARUS -Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi Koordinatörü
Coordinator of Anatolian Rail Transportation Systems Cluster (ARUS)

 

 

Çünkü inanıyoruz ki Ülkemizi kurtaracak ve kalkındıracak tek kalkınma modeli:

YERLİ ÜRETİM EKONOMİSİ ve MİLLİ MARKALARIMIZDIR.

 


Tüm MAKALELER haberleri için tıklayınız.
Top